İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 13.07.2026 tarihli kararında kaçak elektrik tüketim hesabında hem kurulu gücün hem de günlük çalışma süresinin nasıl tespit edilmesi gerektiğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kaçak elektrik hesabında işyerindeki bütün cihazların gücü otomatik olarak hesaba katılamayacağı gibi, işyerinin niteliğine bakılarak doğrudan 8 saatlik çalışma süresi kabul edilmesi de her zaman doğru değildir. Hesabın, kaçak kullanılan hattın hangi cihazları beslediği ve işyerinin gerçekte kaç vardiya çalıştığı belirlenerek yapılması gerekir.

İzmir BAM 21. Hukuk Dairesinin incelediği uyuşmazlıkta dağıtım şirketi tarafından bir fırın işletmesi hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve 1.084.355,58 TL kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirilmişti. Dağıtım şirketi; işyerinde 93,35 kW güç bulunduğunu ve işletmenin üç vardiya çalıştığını ileri sürerek hesabın günlük 21 saat üzerinden yapılması gerektiğini savundu.

Kaçak elektrik hesabında işyerindeki bütün cihazlar dikkate alınabilir mi?

Kararda üzerinde durulan ilk önemli konu kurulu güç hesabı oldu. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemesine göre, sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilmiş ve yalnızca bazı cihazlar bu hat üzerinden beslenmişse kaçak tüketim hesabında işyerindeki bütün cihazların değil, yalnızca kaçak hat üzerinden beslenen cihazların kurulu gücü dikkate alınmalıdır.

Bölge Adliye Mahkemesi de açık biçimde bu kurala işaret etti. Somut olayda işyerinde bulunan bütün cihazların mı yoksa sadece harici hattan beslenen cihazların mı güç tespit tutanağına dahil edildiğinin yeterince ortaya konulamadığı görüldü; mahkemeye göre öncelikle bu hususun belirlenmesi gerekiyordu.

Başka bir ifadeyle: bir işyerinde 100 kW kurulu güç bulunması, kaçak elektrik hesabının otomatik olarak 100 kW üzerinden yapılabileceği anlamına gelmez. Örneğin sayaç dışı hat yalnızca 30 kW gücündeki bir fırını besliyorsa, diğer cihazların sayaç üzerinden normal elektrik kullanması halinde bunların kaçak tüketim hesabına eklenmesi tartışmalı hale gelir.

Günlük çalışma süresi neden çok önemli?

Kaçak elektrik faturasında sonucu en fazla değiştiren unsurlardan biri günlük çalışma saatidir. Basit biçimde düşünürsek tüketim hesabının temel mantığı şöyledir:

Güç × Günlük Çalışma Süresi × Kaçak Kullanım Süresi

Bu nedenle günlük çalışma süresinin 8 saat yerine 21 saat kabul edilmesi, diğer koşullar aynı kaldığında hesaplanan tüketimi yaklaşık 2,6 katına çıkarabilir. İncelenen olayda da uyuşmazlığın önemli bölümü buradan kaynaklanmıştır: dağıtım şirketi işletmenin üç vardiya çalıştığını ileri sürerek 21 saat üzerinden tahakkuk yaparken, bilirkişi işletmenin niteliğini değerlendirerek 8 saat üzerinden hesaplama yapmıştı. Bölge Adliye Mahkemesi ise bilirkişinin bu yaklaşımını yeterli görmedi.

Fırın, restoran veya ticarethane için otomatik olarak 8 saat uygulanabilir mi?

Karara göre hayır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nde sanayi tüketicileri ile vardiyalı hizmet veren bazı tüketiciler bakımından ortalama günlük çalışma süresi şöyle öngörülmektedir:

  • Tek vardiya için 7 saat
  • İki vardiya için 14 saat
  • Üç vardiya için 21 saat

Diğer tüketiciler bakımından ise günlük 8 saat esas alınmaktadır. Ancak burada önemli olan yalnızca işletmenin "fırın", "restoran", "mağaza" veya "ticarethane" olarak isimlendirilmesi değildir. BAM'a göre Yönetmelikte yer alan turistik tesis, akaryakıt istasyonu, hastane ve alışveriş merkezi gibi işletmeler sınırlı sayıda sayılmış değildir; bunlar vardiyalı çalışan işletmelere örnek olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla başka türde bir işletme de gerçekten vardiyalı çalışıyorsa 7, 14 veya 21 saatlik çalışma süresinin uygulanması mümkün olabilir. Bu nedenle bilirkişinin yalnızca işletmenin mahalle arasında faaliyet gösteren bir fırın olduğu gerekçesiyle doğrudan 8 saat üzerinden hesaplama yapması hatalı bulunmuştur.

Peki vardiya sayısını kim belirleyecek?

Kararın belki de en önemli bölümü burasıdır. İzmir BAM'a göre vardiya sayısı tahmine göre belirlenemez. Yönetmelikte vardiya tespitinde öncelikle şu kaynaklar dikkate alınmalıdır:

  1. Kaçak tespiti yapan kuruluş görevlilerinin tespiti
  2. Şirket kayıtları
  3. Bunların mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşlarından alınan resmi belgeler

Dolayısıyla bir bilirkişinin "bu işletme küçük bir işletmedir, üç vardiya çalışmaz" şeklindeki genel bir değerlendirmesi tek başına yeterli değildir. Ancak aynı şekilde dağıtım şirketinin tutanağa hiçbir somut dayanak göstermeden yalnızca "3 vardiya – 21 saat" yazması da uyuşmazlığın otomatik olarak çözüldüğü anlamına gelmez. Vardiya tespitinin hangi bilgi ve kayıtlara dayandığının dosyada incelenebilir olması gerekir.

Bilirkişi neden %60 talep faktörü uyguladı?

Somut olayda bilirkişi tutanakta belirtilen toplam gücü 93,35 kW olarak değerlendirmiş ancak cihazların tamamının sürekli aynı anda çalışmayacağı düşüncesiyle %60 talep faktörü uygulamıştı (93,35 kW × %60 = 56,01 kW). Bilirkişi ayrıca fırın, hamur makinesi ve klima gibi cihazların sürekli tam güçte çalışmayabileceğini değerlendirerek günlük çalışma süresini de 8 saat kabul etmişti.

Bölge Adliye Mahkemesi ise uyuşmazlığın bu şekilde varsayımlarla çözülemeyeceğini belirtti. Öncelikle harici hattın hangi cihazları beslediği, ardından da vardiya sayısının Yönetmelikte belirtilen deliller kullanılarak belirlenmesi gerektiğine karar verdi.

1 milyon TL'lik tahakkuk nasıl 268 bin TL'ye kadar düştü?

Kararın dikkat çekici başka bir yönü de tahakkuk miktarları arasındaki büyük farktır. Dağıtım şirketi başlangıçta yaklaşık 1.084.355 TL kaçak elektrik bedeli talep etmişti. İlk derece mahkemesinde yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda ise kaçak elektrik bedeli 267.325,22 TL, faiz ve KDV ile birlikte toplam 268.567,28 TL üzerinden hüküm kurulmuştu; dağıtım şirketinin yaklaşık 821.930 TL'lik fazla talebi reddedilmişti.

Bu fark, kaçak elektrik hesaplarında kurulu güç, kaçak hattın beslediği cihazlar, vardiya sayısı ve günlük çalışma süresinin ne kadar önemli olduğunu somut biçimde göstermektedir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi son kararında 268 bin TL'lik hesabın doğru olduğunu da kesin olarak kabul etmedi; tam tersine, 8 saat üzerinden yapılan bilirkişi hesabının da eksik incelemeye dayandığını belirleyerek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdı.

İzmir BAM'ın kararı ne oldu?

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi; vardiya sayısının usulüne uygun şekilde belirlenmediğini ve mevcut bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdı. Dosyanın yeniden görülmesi ve bilirkişiden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun ek rapor alınması gerektiğine karar verdi. Karar, 13 Temmuz 2026 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verildi.

Bu karar kaçak elektrik faturasıyla karşılaşan tüketiciler için ne ifade ediyor?

Karar önemli bir noktayı gösteriyor: kaçak elektrik tespitinin doğru olması ile kaçak elektrik faturasının doğru hesaplanmış olması aynı şey değildir. Bir kişinin kaçak elektrik kullandığı kabul edilse bile tahakkuk ayrıca incelenmelidir. Özellikle şu noktalar kontrol edilmelidir:

  • Kaçak hat hangi cihazları besliyor? Sayaçtan geçen cihazlar yanlışlıkla kaçak güç hesabına dahil edilmiş olabilir.
  • Kurulu güç doğru tespit edilmiş mi? Güç tespit tutanağındaki cihazlar ve cihaz güçleri fiili durumla karşılaştırılmalıdır.
  • Günlük çalışma süresi neden 8, 14 veya 21 saat kabul edilmiş? Uygulanan sürenin Yönetmelikteki hangi hükme dayandığı incelenmelidir.
  • Vardiya sayısının dayanağı var mı? Üç vardiya yazılmış olması tek başına yeterli değerlendirme olmayabilir; tespitin dayanağının incelenmesi gerekir.
  • Kaçak kullanım süresi doğru mu? Tahakkuka esas başlangıç ve bitiş tarihleri ayrıca kontrol edilmelidir.
  • Tarife, katsayı ve diğer hesaplama parametreleri doğru mu? Güç ve süre doğru olsa dahi hesaplamanın diğer bileşenleri ayrıca hatalı olabilir.

Kaçak elektrik faturasındaki en küçük veri bile sonucu değiştirebilir

İzmir BAM 21. Hukuk Dairesinin 2026/1042 E., 2026/1601 K. sayılı kararı, kaçak elektrik hesaplarının yalnızca tutanakta yazan rakamların çarpılmasından ibaret olmadığını gösteriyor. Özellikle harici hatla yapılan kaçak kullanımlarda hesaplamanın temel sorusu şudur: "Sayaçtan geçirilmeyen elektrik gerçekte hangi cihazlarda kullanıldı?" Bunun ardından ikinci soru gelir: "Bu cihazların günlük çalışma süresi kaç saat kabul edilmelidir?" Bu iki soruya verilen cevap, yüz binlerce hatta milyonlarca liralık tahakkuklarda çok ciddi fark yaratabilir. Bu nedenle kaçak elektrik faturasında yalnızca "kaçak kullanım var mı?" sorusunu değil, "kaçak kullanım bedeli doğru hesaplanmış mı?" sorusunu da incelemek gerekir.

Alan Değer
Mahkeme İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No 2026/1042
Karar No 2026/1601
Karar Tarihi 13.07.2026
Uyuşmazlık Kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanması — kurulu güç ve vardiya süresi
Kararın tam metnini görüntüle

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ — 21. HUKUK DAİRESİ
E. 2026/1042 · K. 2026/1601 · T. 13.7.2026

DAVA: Yukarıda bilgileri yazılı bulunan, "... Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; öncelikle tutanağa dayalı olarak tahakkuk ettirilen borç sebebiyle tüm belge ve deliller toplanmalı, kaçak elektrik tespit tutanağına eklenen güç tespitine ilişkin tutanağın iş yerinde kurulu bulunan tüm cihazlara mı yoksa, harici hattan beslenen cihazlara ilişkin olduğu tespit edilmeli, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtlarının esas alınacağı gözetilerek yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacının kaçak elektrik kullandığı dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişi ve/veya oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davalı şirketin davacı taraftan isteyebileceği kaçak tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, Kanun yolu ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. ..." dair Dairemize ait 20.05.2025 tarih, 2024/1247 Esas, 2025/1034 Sayılı ilam sonrası yeniden yapılan yargılama sonunda verilen kararın istinaf yolu ile incelenmesini davacı vekilinin yasal süre içerisinde istemesi üzerine, dosyadaki tutanak ve belgeler okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR: İSTEM: Davacı vekili, davalıya ait, fırın iş yerinde kurulu bulunan sayaçta 27.10.2022 tarihinde davacı şirket çalışanları tarafından yapılan sayaç okuma sırasında elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (EPTHY) 42. maddesine aykırı kullanım yaptığı tespit edilmesi üzerine, kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edilip, kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini, ancak davalı yanca herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu ileri sürerek; 1.084.355,58TL asıl alacak, 5.204,91TL işlemiş faiz, 936,88TL faizin KDV'si olmak üzere 1.090.497,37TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2022/15429 esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

MAHKEME: "Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davaya konu icra dosyası, mahkememizin önceki hükmünün kaldırılmasından önce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamalar ile kararın kaldırılmasından sonra bilirkişi kurulu tarafından ilam çerçevesinde alınan ve mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi kurulu raporu ile; kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanaklara konu iş yerinin sahibi ve bu iş yeri nedeniyle elektrik abonesi olan davalının, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davaya konu tutanağın düzenlenerek tahakkukun yapıldığı, davalı tarafça aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan tutanağın içeriği konusunda inkarda bulunulmadığı, abone olması yanında fiili kullanıcı olan davalının, davaya konu kaçak elektrik kullanımından sorumlu bulunduğu, bilirkişi kurulu raporunda ayrıntıları ile belirlendiği üzere, kaçak kullanımın davalıya ait iş yerindeki sanayi börek fırını için yapılıp, iş yerindeki diğer kurulu ve tutanakta belirtilen elektrikli aletlerin sayaçtan geçen elektriği kullandıkları, bu durumun esas alınarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde bilirkişi kurulu tarafından yapılan hesaplamanın usul, yasa, dosya kapsamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen hükmün kaldırılması sebeplerine uygun bulunduğu, bilirkişi kurulu tarafından alternatifli hesaplama yapılmış ise de, istikrar kazanmış Yargıtay ilamları gereği avans faizi üzerinden hesaplama yapılmasının tarafların sıfatına, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup, bu çerçevede bilirkişi kurulu tarafından davaya konu asıl alacak 238.767,88-TL gecikme faizi 927,26-TL KDV 166,90-TL ve toplam alacak 239.862,04-TL olarak belirlenmiş ise de, kararın kaldırılmasından önceki hükümde; 267.325,22-TL kaçak elektrik bedeli, 1.052,59-TL gecikmiş gün faizi, 189,47-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 268.567,28-TL alacağa hükmedilmesi nedeniyle ilk kararda hükmedilen asıl alacak ve ferilerinin, bilirkişi kurulu tarafından yapılan tüm hesaplamalardan daha yüksek olup, önceki kararın yalnız davacı tarafça istinaf edilip, davalı tarafın istinaf yoluna başvurmaması sonucunda davacı taraf yararına usulü kazanılmış hakkın doğması sebebine bağlı olarak önceki kararda hükmedilen alacak ve ferilerine yeniden hükmedilmesinin gerektiği dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne, önceki bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarları üzerinden takibin devamına, davacı tarafın, davaya konu icra dosyasındaki fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, davaya konu alacağın, kaçak elektrik kullanımı iddiasından kaynaklanıp, uyuşmazlığın ve tahakkuk ettirilmesi gereken bedelin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın dahi hesaplamayı usul ve yasaya uygun yapamadığı, alınan uzman bilirkişi raporu ile doğru hesaplamanın yapılabilmesinin mümkün olduğu, buna göre hükmedilecek bedelin bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerekli olması karşısında alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği göz önünde tutularak, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddi ile reddine karar verilen alacaklar bölümü yönünden davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, davacı tarafın reddedilen alacak bölümü yönünden kötü niyetli olarak icra takibini yaptığına ilişkin dosyada bir delil toplanmadığı ve davalı tarafın bu konudaki iddiasını kanıtlar hiçbir delili dosyaya sunmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; 267.325,22-TL kaçak elektrik bedeli, 1.052,59-TL gecikmiş gün faizi, 189,47-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 268.567,28-TL alacak ile işleyecek faiz yönünden takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %15,75 oranını geçmemek üzere TCMB genelgeleri doğrultusunda değişen oranlarda avans faizi ve faizin %18 oranında KDV'si ile birlikte devamına, davanın kısmen reddi ile davacı tarafın 817.038,36-TL kaçak elektrik bedeli, 4.152,32-TL gecikmiş gün faizi, 747,41-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 821.930,09TL'lik fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermiştir.

BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, yukarıda "istem" kısmında yer verilen iddialarına ek olarak, davacı şirketçe tahakkuk ettirilen faturaların doğru hesaplanmış olup EPDK mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini, bilirkişi tarafından yapılan tespitin hatalı olduğunu, harici hat üzerinden yapılan kaçak kullanımlarda hat üzerindeki kurulu gücün dikkate alınarak hesaplama yapılacağını, yerinde yapılan kontrolde tespit edilen gücün toplamı 93,35 kW olduğu, tesisatın fırın olarak 3 vardiya kullanıldığı tespit edilmiş olduğundan 21 çalışma saati üzerinden hesaplama yapıldığını, davacı şirket personellerince tespiti yapılan güç değerlerinde ve çalışma saati tespitinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamasına karşın, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda 56,01 kW üzerinden 8 saat çalışma saati esas alınarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ilgili adreste 3 faz harici hat çekilmiş olup harici hatların fırın cihazına değil, dükkan içerisine çekilmiş olduğunu, dükkan faaliyeti fırın işletmesi ile ilgili olduğu için "fırın" ifadesinin kullanılmış olduğunu, kaldı ki 3 faz harici hat çekilmiş olmasının, tek bir cihaza harici hat çekilmediğini ispatlar nitelikte olduğunu, bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle davalı abone adına tahakkuk ettirilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; öncelikle belirtilmelidir ki, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararlarının 6100 Sayılı HMK 353-1.a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesi kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm vermekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir.

Yukarıda ayrıntısına yer verilen Dairemize ait 20.05.2025 tarih, 2024/1247 Esas, 2025/1034 Sayılı ilamında; "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30.05.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (b) fıkrasında; gerçek veya tüzel kişilerin, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlanmış olup, kaçak elektrik enerjisi tüketimi halinde tüketim miktarının hesaplanmasına yönelik; Aynı Yönetmeliğin 44. maddesinde ise; "... (3) 42. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. ..." Aynı Yönetmeliğin "Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre" başlıklı 45. Maddesinde de; "(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; c-) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. ... (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. ..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Somut olayda; tüm dosya kapsamı itibari ile, 27.10.2022 tarihinde fırın olarak işletilen davalıya ait iş yerinde, "baradan R-S-T-N kablo çekerek" kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu, tutanağa cihazların güç tespitine ilişkin tutanak ve bunlara ilişkin fotoğrafların eklendiği, kaçak tespit tutanağının davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı, davacı tarafça davalı hakkında 1.084.355,58TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır.

Davalının eyleminin kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (b) bendi kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu kuşkusuzdur. Buna göre yukarıda belirtilen Yönetmeliğin 44. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazların kaçak olarak beslenmiş olması nedeniyle, tüketilen elektrik enerjisinin sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir.

Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tutanakta toplam güç hesabında esas alınan cihazların işyerinde kurulu bulunan tüm cihazlar olduğu, günlük güç değerinin davalının "Elektrik Tüketim Endeksi" ve "elektrik tüketim faturaları" incelendiğinde yüksek bir değer olduğu, tespit tutanağında belirtilen cihazlardan özellikle güç değeri yüksek klima ve benzeri olanların termostatlı olduğu, belli bir ısıtma ve soğutma değerine ulaştığında elektrik çekmediği ya da elektrikli fırın, hamur makinesi benzeri cihazların kullanıma, imal edilen ürün türüne göre ya da ihtiyaç duyulduğunda kademeli çalıştığı, günlük 21 saat fabrika, hastane, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı çalışılan işyerleri için geçerli olduğu, mahalle arasında az miktarda kişinin çalıştığı, eski tanımlama ile ticarethane, yeni tanımlama ile kamu ve özel sektör hizmetleri ile diğer abone grubundan perakende sözleşmesi bulunan bir iş yeri için hatalı olduğu kanaati ile tespit edilen güç 93,35 kW talep faktörü %60 Bağlantı Gücü 93,35x0,60= 56,01 kW, günlük çalışma saati 8 saat olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de; kaçak elektrik bedeli hesabının, mühür altındaki sayaçlardan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak tüketimin hesaplanması, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınması gerektiği kuşkusuzdur. Öyle olunca rapor, bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.

Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; öncelikle tutanağa dayalı olarak tahakkuk ettirilen borç sebebiyle tüm belge ve deliller toplanmalı, kaçak elektrik tespit tutanağına eklenen güç tespitine ilişkin tutanağın iş yerinde kurulu bulunan tüm cihazlara mı yoksa, harici hattan beslenen cihazlara ilişkin olduğu tespit edilmeli, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtlarının esas alınacağı gözetilerek yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacının kaçak elektrik kullandığı dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişi ve/veya oluşturulacak bilirkişi kurulundan, davalı şirketin davacı taraftan isteyebileceği kaçak tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, Kanun yolu ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiş olmasına karşın, mahkemece, Dairemiz kaldırma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda; günlük çalışma saati 8 saat olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de; kaçak kullanıma konu iş yerinde ortalama günlük çalışma saatlerinin tespitini düzenleyen yönetmeliğin 45/3-c bendine konu "... turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri" tahdidi olarak sayılmadığı, vardiyalı hizmet veren tüketicilere örnekleme olarak yer verildiği, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınması gerektiği kuşkusuzdur. Öyle olunca, günlük "8" çalışma saati olduğu kabul edilerek tüketim miktarı hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporu hatalı olup, rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.

Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtlarının esas alınacağı gözetilerek yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacının kaçak elektrik kullandığı dikkate alınarak, 09.10.2025 tarihli raporu tanzim eden Elektrik Mühendisi bilirkişilerden, davacı şirketin davalı taraftan isteyebileceği kaçak tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, Kanun yolu ve taraf denetimine elverişli EK rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Bu çerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2026 tarih ve 2025/487 Esas - 2026/142 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2) Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3) Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine, 4) İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5) Artan istinaf gider avansının HMK'nin 333/1. maddesi uyarınca davacıya iadesine, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/07/2026 günü oybirliği ile karar verildi.

Kaynak: Kazancı Elektronik ve Basılı Yay. A.Ş.ne ait Kazancı Hukuk Otomasyon veritabanından alınmıştır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kaçak elektrik tahakkuklarında uygulanacak hesaplama yöntemi; tutanak türüne, kaçak kullanım biçimine, tüketici grubuna, tespit tarihine ve olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre değişebilir. Somut dosyanız için bir avukata danışmanız önerilir.