Kaçak elektrik her zaman sadece idari bir tahakkuk meselesi değildir; belirli şartlarda Türk Ceza Kanunu'nun 163. maddesi kapsamında bir suç isnadına da konu olabilir.

TCK 163/3 ne diyor?

TCK 163/3, abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, sahibinin rızası olmadan ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesini "karşılıksız yararlanma" suçu olarak düzenler. Öngörülen yaptırım bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır.

Her usulsüzlük suç mudur?

Hayır. Suçun oluşması için birkaç unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekir:

  • Fiil: Tüketimin ölçülmesini fiilen engelleyen somut bir müdahale olmalıdır.
  • Kast: Bilerek ve isteyerek yapılmış olması aranır; teknik arıza veya üçüncü kişi müdahalesi kastı ortadan kaldırabilir.
  • Failin belirlenmesi: Tesisatı kimin fiilen kullandığı ve müdahaleyi kimin yaptığı somut delillerle ortaya konmalıdır.

Bu nedenle her kaçak elektrik tutanağı otomatik olarak ceza soruşturmasına dönüşmez; savcılık, yukarıdaki unsurların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini ayrıca değerlendirir.

Etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi

Gerçek zararın kanunda öngörülen usul ve aşamalarda giderilmesi, koşulları oluşuyorsa etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gündeme getirebilir. Bu değerlendirme somut dosyaya göre yapılır; bir ceza avukatına danışmanız önerilir.

Mühür bozma ile karışmasın

Kesilen elektriğin izinsiz açılmasında, sayaç üzerindeki resmî mührün bozulması ayrıca TCK 203 (mühür bozma) kapsamında değerlendirilebilir; bu, TCK 163'ten bağımsız ayrı bir isnat konusudur. Ayrıntı için kesilen elektriği açmak başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.